Edward Lee THORNDİKE

Otomobil kullanmayı asla öğrenememiş olan Thorndike hayvan psikolojisinin gelişim sürecindeki en önemli araştırmacılardan birisidir. Thorndike gözlemlenebilir davranışlar üzerinde odaklanan nesnel ve mekanik bir öğrenme teorisi tasarlıyordu. Psikolojinin zihin elemanları veya bilinçli deneyimleri değil, davranışları araştırması gerektiğine inanıyordu.

Thorndike ve Pavlov’un çalışmaları eşzamanlı yapılmış, birbirinden bağımsız keşiflere bir başka örnektir. Thorndike’ın etki yasası (law of effect) 1898 yılında, Pavlov’un ona çok benzeyen pekiştirme yasası (law of reinforcement) 1902 yılında geliştirildi.

Thorndike’ın Hayatı(1874-1949)

 

Eğitiminin tamamını ABD’de yapmış ilk psikologlardandır. Lisans eğitimini tamamlamak için Almanya2ya gitme zorunluluğunun ortadan kalkmasının, psikolojinin resmen kuruluşundan sadece 20 yıl sonra olduğuna dikkat edilmelidir. Thorndike’ın psikolojiye ilgisi, Wesleyan Üniversitesi’nde öğrenci iken William James’in İlkeler’ini okumasıyla başlamıştı (pek çokları gibi ). Daha sonra James’in gözetimi altında hayvan öğrenmesi araştırmalarına başladığı Harvard’da okumuş, burada Morgan tarafından verilen konferanslar onun açık esin kaynağı olmuştur. Thorndike’ın başlangıç araştırmaları civcivlerle yapılmıştı.

Thorndike civcivlerini, sonlarına kitap yerleştirilmiş labirentlerin içinden koşacak şekilde eğitmişti.

Kişisel sebeplerden ötürü Thorndike Harvard’daki eğitimini tamamlamadı. Genç bir kadının onun sevgisine karşılık vermediğine inanmıştı ve bu yüzden Boston’dan uzaklaşmak için Columbia’da Cattell’e başvurdu. Bu gerçekte onun yapmak istediği şey değildi, olsa olsa bir “gençlik ümitsizliğinden ve hissettiği yoğun hayal kırıklığından bir kaçış” idi.

Cattell tarafından teklif edilen bir üniversite bursu ile en iyi iki civcivini de yanına alarak New York’a gitti. Hayvan araştırmalarına Columbia’da devam etti. Kedi ve köpeklerle çalışırken kendi dizaynı olan bilmece kutularını kullandı. 1898 yılında doktora derecesini aldı. “Hayvan zekası: Hayvanlardaki Çağrışım Sürecinin Deneysel Bir Araştırması” başlıklı tezi daha sonra civcivlerde, balıklarda ve maymunlarda çağrışımlı öğrenme araştırmalarıyla beraber yayınlandı.

Thorndike’ın oldukça hırslı ve rekabetçi bir kişiliğe sahipti. Mezuniyeti sırasında nişanlısına şunları yazmıştı: “beş sene içerisinde psikolojinin en üst noktasına çıkmaya, on yıldan fazla öğretmeye ve daha sonra bu işten ayrılmaya karar verdim”(Boakes, 1984, s. 72).

Thorndike Columbia’daki Teachers Yüksekokulu psikoloji bölümünde eğitmen oldu (1899) ve kariyerinin geri kalan bölümünde orada kaldı. Cattell’ın önerisi ile hayvan araştırmaları tekniklerini çocuklara ve gençlere uyguladı, daha sonra insan deneklerle daha fazla araştırma yaptı. Bu aşamadan sonra mesleki kariyerinin büyük bölümünü insan öğrenmesi, eğitim ve zihinsel testler alanlarında geçirdi. Thorndike zihinsel testler alanının lideri olarak düşünülür. Thorndike ayrıca oldukça başarılı birkaç ders kitabı yazdı ve psikolojinin en üst noktasına ulaştı. 1912 yılında Amerika Psikoloji Derneği’ne başkan seçildi. Oldukça varlıklı biri oldu ki, kendi alanında yaptığı çalışmalar sonucu bunu başarabilen ilk psikologdur (özellikle ders kitaplarından ve zihinsel testlerinden aldığı telif ücreti oldukça yüksekti).

Thorndike’ın Columbia’daki 50 yılı oldukça üretkendi. Bibliyografyasında pek çoğu oldukça uzun olan kitaplar ve monografiler dahil olmak üzere 507 eser vardır. 1939 yılında emekli oldu fakat on yıl sonraki ölümüne dek aktif olarak çalışmayı sürdürdü.

Bağlantıcılık

Bağlantıcılık (connectionism) Thorndike’ın çağrışımcılığa yönelik deneysel bir yaklaşımdır. Thorndike eğer insan zihnini analiz etme durumunda olsaydı şunları yapacağını söylemişti:

a) koşullar ve koşulların element bileşenleri ile, b) tepkiler, tepki vermeye hazırlık, yardımlar, ketleme ve tepkilerin doğrultusu arasında, değişen güçlerde bağlantılar bulabilirdim. Eğer akla yakın tüm durumlarda tüm bunların yani bir adamın ne düşüneceğinin ve ne yapacağının ve onun neyin hoşnut edip neyin sıkacağının bir envanteri çıkarılabilirse hiçbir şey atlanmamış gibi olur… Öğrenme bağlantı kurmaktır. Zihin bir insanın bağlantı kurma sistemidir (Thorndike, 1931, s. 122).

Thorndike’ın öğrenme araştırmaları deneklerinin insanlardan çok hayvanlar olması sebebiyle klasik çağrışımcılıktan farklıydı. Bu metod türlerin sürekliliğine ilişkin Darwinci anlayışın bir sonucu olarak kabul edilebilir olmuştu.

Thorndike koşullar ve tepkiler arasındaki bağlantılar üzerine yoğunlaşmasına ve öğrenmenin bilinçli bir düşünme içermediğini iddia etmesine rağmen, yine de zihinsel veya öznel süreçlerle ilgilenmişti. Yukarıdaki alıntıda “hoşnutluk”, “can sıkıntısı”, ve “hoşnutsuzluk” görüş bildirmişti. Bu terimler davranışçı olmaktan çok zihinseldir. Thorndike ayrıca başka yazılarında da kendi deney hayvanlarının davranışlarını ele alırken zihinsel kelimeler kullanmıştı.

Thorndike hala Romanes ve Morgan’ın kurduğu çatının etkisi altındaydı. “Thorndike için, tıpkı Morgan için olduğu gibi, bir hayvanın zihinsel işlevlerinin nesnel çıkarımlar temelindeki detaylı analizleri, hayvanın özel çıkarımlar temelindeki özel deneyimlerinin tanımlaması ile takip edilirdi” (Mackenzie, 1977, s. 70).

Thorndike’ın çalışmalarındaki zihinsel renklere rağmen, yaklaşımının mekanik yapısını gözden kaçırmamalıyız. Thorndike davranışı araştırmak için onu en basit elementlerine ayırmak veya indirgemek gerektiğini iddia etmişti. Uyarıcı-tepki birimlerine. Yapısalcıların analitik ve atomistik bakış açısını paylaşıyordu. Uyarıcı-tepki birimleri, yani davranışın (bilincin değil) en küçük parçacıkları daha karmaşık davranışların oluşturulacağı yapı taşlarıydı.

Bilmece Kutuları

Thorndike’ın ulaştığı sonuçlara, kendi dizayn ettiği araçları olan bilmece kutularının kullanılmasıyla ulaşılmıştı. Kutuya bırakılan hayvandan kutudan kaçabilmesi için kapı mandalını kullanmayı öğrenmesi isteniyordu. Thorndike’ın kedilerle yaptığı kapsamlı araştırmalarda aç bırakılmış bir kedi ince tahtalardan yapılmış bir bilmece kutusuna yerleştiriliyordu. Bir yiyecek parçası da kedinin kaçma girişimini motive etmesi için kutunun dışına yerleştirildi. Kutunun kapısı birkaç kapı mandalıyla tutturuldu. Kedi kapıyı açabilmek için manivelayı veya zinciri çekmek ve bazen birbiri ardına bu tür davranışlara devam etmek zorundaydı.

Kedi önceleri yiyeceğe ulaşmak için her tarafı dürtmek, koklamak ve tırmalamak gibi rasgele, karmakarışık davranışlar gösterdi. En sonunda doğru hareketi yakaladı ve kapıyı açtı. İlk denemede doğru davranış tesadüfen ortaya çıktı. İzleyen denemelerde, ta ki öğrenme tamamlanıncaya dek, rasgele davranışların sıklığı azaldı ve sonunda kedi kutuya konulur konulmaz doğru davranışı sergiledi.

Thorndike nicel öğrenme kurallarını kullandı. Bu tekniklerden biri kedinin kutudan kaçmasına imkan tanımayan yanlış davranış sayısını kaydetmektir. Bir dizi deneme boyunca bu davranışlar daha az sergilenmeye başlandı. Bir başka teknik ise kedinin kutuya konulduğu andan kaçmayı başardığı ana dek geçen zamanı kaydetmekti. Öğrenme başladıkça aradan geçen zamanın azaldığı görüldü.

Thorndike lehte veya aleyhte sonuçlarıyla bir tepki eğiliminin “yerleştiğine” veya “yok olduğuna” dair yazılar yazdı. Başarısız tepki eğilimleri (yani kediyi kutunun dışına çıkarma noktasında işe yaramayan davranışlar) birkaç denemeden sonra yok oluyordu. Başarıya götüren tepki eğilimleri ise birkaç denemenin ardından yerleşiyordu. Thorndike bu tür öğrenmeleri “deneme ve rastlantısal başarı” şeklinde adlandırmayı tercih etse de bunlara “deneme ve yanılma öğrenmesi” (trial and error learning) adı verildi (Jonçich, 1968, s. 266).

Öğrenme Kuralları

Bir tepki eğiliminin yerleşmesi veya yok olması 1905 yılında Thorndike’ın Etki  Yasası (law of effect) olarak resmileşti.

Belirli bir durumda hoşnutluğa sebep olan herhangi bir etkinlik, bu durumla beraber düşünülür hale gelir; böylece bu durum tekrar meydana geldiğinde aynı etkinliğin ortaya çıkma ihtimali daha öncekine göre artar. Tam tersi bir şekilde belirli bir durumda hoşnutsuzluğa sebep olan herhangi bir etkinlik bu durumla birlikte düşünülür ve böylece bu durum tekrar meydana geldiğinde aynı etkinliğin ortaya çıkma ihtimali daha öncekine göre azalır (Thorndike, 1905, s. 203)

Kardeş bir yasa da alıştırma yasası (law of exercise) veya kullanma yasası (law of use) veya kullanmama yasası (law of disuse) dır. Bu yasa belirli bir durumda verilen herhangi bir tepkini bu durumla zihinde birleştirildiğini (çağrıştırdığını) belirtir. Bu durumda herhangi bir tepki ne kadar çok kullanılırsa, tepkini o durumla birleştirilmesi de o kadar güçlü olur. Tam terside mümkündür; bir tepkisini uzun süre kullanılmaması bu çağrışımın zayıflamasına sebep olur. Bir başka değişle, herhangi bir tepkinin belli bir durumda sürekli kullanımı bu tepkinin güçlenmesine sebep olur. Thorndike’ın sonraki araştırmaları tepkinin tekrarının (tepkinin sonuçlarının ödüllendirilmesi ile karşılaştırıldığında ) nispeten etkisiz kaldığı konusunda kendisini ikna etmiştir.

1930’ların başlarında Thorndike insan denekler kullandığı kapsamlı bir araştırma programıyla etki yasasını yeniden gözden geçirdi. Sonuçlar bir tepkiyi ödüllendirmenim gerçekten de bu tepkiyi güçlendirdiğini, tepkiyi cezalandırmanın ise karşılaştırılabilir olumsuz bir etkiye sebep olmadığını ortaya koymuştur. Bu yüzden cezadan çok ödülün üzerinde durmak amacıyla etki yasasını tekrar gözden geçirmişti.

Yorum

Thorndike’ın insan ve hayvan öğrenmesi alanlarındaki öncü araştırmaları psikoloji tarihinin en önemli olayları arasındadır. Thorndike’ın öğrenme veya çağrışım teorisi, Amerikan psikolojisinde daha sonradan öğrenme teorisinin hızlı yükselişinin en belirgin bir müjdecisidir. Thorndike’ın çalışmalarından sonra yeni öğrenme teorileri ve modelleri ortaya çıkmasına rağmen onun katkılarının değeri önemini korumuştur. Thorndike’ın etkisi daha gelişmiş öğrenme sistemlerinin ortaya çıkmasıyla azalmış, fakat çalışmaları ve araştırmalarını yürüttüğü önemli bir davranışçılık öncülü olan nesnel ruh çağrışımcılığın temel taşı olarak kalmaya devam etmiştir.

Kaynak:

SCHULTZ, Duane P.& SCHULTZ, Sydney Ellen  (2002) A History Of Modern Psychology

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Parent page: Davranışçı Terapi Nedir?
porno izle mobil porn kızlık bozma porno
jigolo vidanjor isleri yetiskin porno porno film seks video tuzla escort kartal escort jigolo arayan bayanlar pendik escort porno izle kadikoy escort pendik escort