Endüstriyel/Örgütsel Psikoloji Hareketi

I ve II. Dünya Savaşlarının Etkisi

I. Dünya Savaşı endüstriyel/örgütsel psikolojinin gelişiminde ve önem ka­zanmasında bir dönüm noktasıdır. Hatırlarsanız Scott ABD ordusundaki gö­revine gönüllü olmuş ve ordu personelinin seçimi için bir ölçek geliştirmişti. Scott savaşın sonunda 3 milyon askerin iş niteliklerini değerlendirdi ve bu ça­lışması psikolojinin pratik değerinin oldukça tanınmış bir başka örneğini oluşturdu. Savaştan sonra ticaret ve sanayi dünyası ile hükümet endüstri psikologlarından kendi personel işleyişlerinin yeniden organize edilmesi ve çalışanların seçimi için psikolojik testler oluşturması amacıyla hizmet beklediler.

Daha öncede sözünü ettiğimiz gibi II. Dünya Savaşı pek çok psikologu savaşın içine sokmuştu. Görevleri tıpkı I. Dünya Savaşında olduğu gibi erleri test etme, eleme ve sınıflama idi. 1940larda bu amaçlara yönelik çok karmaşık testler oluşturulmuştu. Savaşın yüksek hızlı uçaklar gibi giderek artan karmaşık silahları, çok daha karmaşık becerileri gerektiriyordu. İş için gereken şeyleri öğrenme yeteneğine sahip insanları tanıma ihtiyacı, psikologları seçim ve eğitim prosedürlerini tasfiye etmeye yöneltmişti.

Savaşın zorunlulukları endüstri psikoloji içerisinde mühendislik psikolo­jisi, insan kaynakları mühendisliği ve ergonomi adı verilen pek çok özel ala­nın ortaya çıkmasına sebep oldu. Mühendislik psikologları silah sistemleri mühendisleriyle titiz çalışmalar yaparak onlara insanların yetenekleri ve sınır­lılıkları hakkında bilgi sağladılar. Çalışmaları askeri ekipmanların tasarımını doğrudan etkiledi. Bu ekipmanlar, kendilerini kullanacak kişinin beceri ve kabiliyetleriyle daha uyumlu hale getirildi. Mühendislik psikologları günümüz­de sadece askeri donanım üzerinde değil, bilgisayar klavyesi, ofis mobilyaları, ev aletleri ve otomobil gösterge tablosu gibi tüketici ürünleri üzerinde de ça­lışmalar yapmaktalar.

Hawthorne Araştırmaları ve Endüstriyel Faktörler

1920’li yıllar boyunca endüstri psikolojisinin odaklandığı temel nokta iş adaylarının seçimi ve yerleştirilmeleri -yani doğru insanla doğru işi eşleştirme problemi- olmuştur. Alanın konusu 1927 yılında Western Elektrik Şirketi tarafından Hawthorne fabrikasında yapılan yenilikçi bir araştırma ile genişlemiştir (Roethlisberger & Dickson,1939). Bu çalışmalar alanın sınırlarını elemanların seçim ve yerleştirilmelerinden karmaşık insan ilişkilerine, motivasyona ve moral problemlere doğru genişletmiştir.

Araştırma sadece fiziksel çalışma ortamının -ısı ve ışık gibi- çalışanlar üzerindeki etkilerinin incelenmesiyle başlamıştır. Ortaya çıkan sonuç hem psikologları hem de fabrika yöneticilerini şaşkınlığa uğratmıştı: Araştırmaya göre işin gerçekleştiği ortamın sosyal ve psikolojik koşulları fiziksel koşullarından daha önemliydi.

Hawthorne araştırmaları psikologları liderliğin doğası, çalışanların iş ye­rinde oluşturdukları gayri resmi grupları, çalışanların tutumlarını çalışanlarla yönetim arasındaki iletişim ve motivasyonu, üretkenliği ve memnuniyeti etki­leyebilecek diğer güçleri incelemeye itti.

1950’lerden bu yana iş dünyası liderleri motivasyonun, liderliğin ve di­ğer psikolojik faktörlerin iş etkinliği üzerindeki etkilerini kabul etmiştir. Ça­lışma ortamının bu yönleri, çalışmanın yapıldığı ortamın sosyal ve psikolojik iklimini oluşturduğu için çok önemsendi. Psikologlar günümüzde çok çeşit­li örgütlerde, bu örgütlerin iletişim tiplerinde ve ortaya koydukları resmi ve gayri resmi sosyal yapılarda görev yapmaktalar. Örgütsel değişkenler üzerin­deki bu vurgunun tanınmasıyla Amerikan Psikoloji Derneği’nin Örgütsel Psi­koloji Bölümü’nün adı Endüstriyel ve Örgütsel Psikoloji Topluluğu olarak değiştirilmiştir.

Endüstriyel / Örgütsel (E/Ö) psikoloji çok hızlı bir oranda gelişmeye de­vam etmektedir. E/Ö psikolojinin bir uzmanlık alanı olarak daha çok kadın­lara açık olduğu da dikkat çekicidir. Bu alanda doktora derecesini ilk alan ki­şi Lillian Moore Gilbreth’dir (Brown Üniversitesi, 1915). Gilbreth ve eşi iş performansını ve verimliliğini artırmak amacıyla zaman ve mekan analizi tekniği­ni ortaya koymuştur. E/Ö psikoloji, psikolojinin diğer uzmanlık alanlarına oranla kadınlara daha fazla doktora derecesi vermiş olmakla göze çarpmakta­dır (Koppes, Landy, & Perkins, 1993).

KAYNAK:

SCHULTZ, Duane P.& SCHULTZ, Sydney Ellen  (2002) A History Of Modern Psychology

Anahtar Kelimeler:
 

Varoluşçu Terapi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

porno izle mobil porn kızlık bozma porno
jigolo vidanjor isleri yetiskin porno porno film seks video tuzla escort kartal escort jigolo arayan bayanlar pendik escort porno izle kadikoy escort pendik escort